Şehrin Kimliği, Gazetecinin Onuru ve Gelen Zafer
Bazen "yerel basın" deyip geçerler. Oysa yerel basın, bir şehrin sadece sesi değil, aynı zamanda bağışıklık sistemidir. Şehrin dokusuna yabancı bir el değdiğinde, o dokuyu korumak için ilk refleksi veren, en saf tepkiyi koyan yine yerel kalemlerdir.
Son günlerde Ardahan’da yaşanan "Logo Krizi" ve sonrasındaki geri adım, tam olarak bu gerçeği tokat gibi yüzümüze çarptı.
Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli’nin, şehrin sembolü olan Ardahan Kalesi ve Atatürk silüetini barındıran logoyu değiştirme girişimi, ilk bakışta basit bir "kurumsal kimlik çalışması" gibi sunulabilir. Ancak mesele sadece bir grafik tasarım değişikliği değildi. Mesele; bir şehrin hafızasına, tarihine ve o topraklara ruhunu veren değerlere sahip çıkma meselesiydi.
Biz yazdık, biz uyardık, biz ses olduk.
Ardahan yerel medyasının bu konudaki dik duruşu, "İyi niyetle bile yapılsa, halkın hassasiyetini gözetmeyen her adım eksiktir" dedi. Bu ses önce Ardahan sokaklarında yankılandı, sonra dalga dalga ulusal basına yayıldı. Sözcü Gazetesi gibi mecraların konuyu sahiplenmesiyle yerel çığlık, ulusal bir farkındalığa dönüştü.
İşin siyasi boyutu ise gazeteciliğin nasıl bir denetleme gücü olduğunu kanıtladı. İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, bu haklı tepkiyi görmezden gelmedi ve konuyu TBMM gündemine taşıyacağını ilan etti. İşte o an, yerel bir itirazın Ankara’nın koridorlarında nasıl bir yankı bulduğunu hep birlikte gördük.
Sonuç mu? Sağduyu galip geldi. Vali Çiçekli geri adım atarak logonun eski haline döndürüleceğini açıkladı. Bu, sadece bir logonun kurtarılması değil; yerel medyanın, bölgesinin değerlerine sahip çıkma iradesinin zaferidir.
Bu süreç gösterdi ki:
- Yerel Medya sahipsiz değildir: Bölgesine duyarlı bir medya, en güçlü bürokratik karardan daha etkilidir.
- Halkın Hassasiyeti Esastır: Şehri yönetenler, o şehrin sembolleriyle oynarken halkın vicdanına danışmak zorundadır.
- Gazetecilik Sonuç Getirir: "Yazıyoruz da ne oluyor?" diyenlere en güzel cevap bu geri adımdır.
Ardahan’ın kalesi de, Atatürk’ün silüeti de yerinde duruyor. Ama artık orada bir şey daha var: Gazetecilik mesleğinin onuruyla kazandığı o görünmez mühür.
Yerel medyanın bu gücünü hafife alanlar, Ardahan’da yazılan bu başarı hikayesine iyi baksınlar. Çünkü biz buradayız ve şehrimizin her bir taşına, her bir çizgisine sahip çıkmaya devam edeceğiz.
Yorumlar
Kalan Karakter: