Diktatör suçlamasıyla karşılaşan Adnan Menderes ile Turgut Özal'ın kalemi neden mi kırılmıştır?
ABD'nin 11 Haziran 1944'te İngiltere'den devralıp, uzun yıllar boyunca bir 'gizli sömürge' olarak yönettiği, can damarlarında gezdiği 'Eski Rejim'in…
Kırmızı Kitap'ına 'aykırı' davrandıkları için!
7 yıl önce kaybettikleri Türkiye'yi, Ankara'yı…
Örtülü ve de kirli operasyonlarla geri alabilmek için farklı yöntemlerle –mütemadiyen- saldırıyorlar ve bu arada yıkmak istedikleri Hükümet'in Başbakan'ına da 'Diktatör' yaftası yapıştırıyorlar!
*
Mesela…
Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan'a 'Diktatörsün' derken, kendisini CHP'nin başına yerleştiren güç odağının yani İstanbul'da yerleşik baronların suflörü olarak konuşmaktadır.
İçerideki büyük sermayeye (Derin Baronlar) ayar veren ana kumanda merkezi Washington'dadır.
İsrail, İngiltere, Almanya, Fransa vs. bu küresel şebekenin yardımcı ayaklarıdır.
*
Ankara'nın Washington'dan bağımsızlaşmasını hazmedemeyen Batı Medyası…
'Türkiye'deki bir Turuncu Devrim'den fal tutmuş vaziyette günlerdir sistemli bir biçimde 'ateş' ediyor.
Eylemciler, İstanbul'daki Başbakanlık ofisini ele geçirebilmiş olsalardı; 'pusu'da bekleyen 'CNN International' senaryosu derinde yazılmış 'Turuncu Devrim'i dünyaya duyuracaktı!
Gezi Parkı eylemlerinde bir nevi Jan Dark'lığa soyunmuş olan 'militan gazeteci', Twitter'da 'Herkes CNN yayınının ne demek olduğunu bilir' diye boşuna yazmadı!
*
Yahudi Rothschild Ailesi'nin sahibi olduğu İngiliz 'The Economist' dergisinin Erdoğan'ı 'Sultan 3. Selim' gibi gösteren kolaj kapağı küresel hesabın içindedir.
İsrail'in sıkı destekçisi 'Sözcü' adlı güya ulusalcı gazete, o kapağın üzerine balıklama atladı: Türkiye'deki son İsrail Büyükelçisi'nin 10 Kasım 2010'da gizlice ziyaret ettiği Sözcü gazetesinden söz ediyorum!
Axel Springer şirketinin sahibi olduğu Bild mi?
Erdoğan'ı 'Hitler'e benzeten, Davutoğlu ve Arınç'ı da sağ ve sol omzuna yerleştiren yayınıyla 'Diktatör' bühtanını Almanya'dan pazarlıyor.
Haberleştiren de Sözcü!
Bild'in başındaki Kai Diekmann Hürriyet'in yönetim kurulu üyesidir; Axel Springer şirketi de Doğan Grubu'nun ortağıdır.
*
Başbakan'ın son ABD ziyareti esnasında; Emine Erdoğan'a katıldığı iş kadınlarıyla ilgili bir toplantıda İran asıllı bir yazar tarafından takdim edilen kitabın adı neydi?
'Diktatörlüğün Psikolojisi'
Tesadüf müydü?
O sahne de hesaba dâhildi!
Kitabın sunulduğu anın fotoğrafını, ilk sayfasını dolduracak şekilde veren ve manşetine 'Oku Tayyip Oku' diye başlık atan gazete hangisiydi?
Rahmi Koç'un mutemet adamı…
Ertuğrul Akbay'ın babalık yaptığı Sözcü!
Gezi eylemleri üzerinden icra edilen 'Kalkışma Provası'na en az Sözcü kadar sevinenler kimler mi?
İsrailli politikacılar!
Mesela…
'Gösterilerin Erdoğan düşene kadar devam etmesi için dua ediyoruz' diyen İsrail Parlamentosu Başkan Yardımcısı'nın işbu sözleri 'içimizdeki sağlı-sollu İsrail iliştirilmişlerini' pek memnun etmiş olmalıdır!
*
Amerikan yönetimi Gezi eylemleri nedeniyle şu ana kadar yazılı demeçler ve üst düzey yetkililerin konuşmaları dâhil toplam on beş açıklama yaptı.
Bunların içinde, 'ABD, çıkacak her sonuca kayıtsız kalacakmış taklidi yapmaz' diyen Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın sözleri biraz daha öne çıktı:
Davutoğlu'nun cevabı, tepkisi gecikmedi.
*
Mr.Biden, 'kayıtsız kalmama' bahsini açtı ya…
Biz de bazı hayati konulara kayıtsız kalmayalım!
Bakınız, ne diyeceğim?
Türkiye'deki gizli devletin (Üst Yapı) başında bir Amerikalı vardı…
'Bir Numara' oydu…
Ankara'yı kaybettiklerinde, apar topar kaçtı!
Bu durum, İstanbul'da ikamet eden İki Numara'yı o kadar üzdü ki…
Bu sahneyi hatırladığı için midir, nedir?
Hiç olmadık zamanlarda, birdenbire gözlerinden yaşlar boşalıyor!
*
Washington'dakilerin…
Joe Biden'ı da geçtim, özellikle Neo-Con'ların…
Kayıtsız kalamadıkları asıl olay…
Derindeki hayati yaralarında saklıdır!
Yani? Ankara'yı kaybetmiş olmalarıyla birebir alakalıdır!