Ardahan Milli Eğitim Parkı, eğitim emekçilerinin ve demokrasi bileşenlerinin haklı öfkesine sahne oldu. Eğitim Sen Ardahan Şubesi öncülüğünde, demokratik kitle örgütleri ve siyasi partilerin de yoğun katılımıyla 15-16 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen basın açıklaması ve oturma eylemiyle, eğitimde artan şiddete karşı topyekün bir duruş sergilendi.
İki Gün Süren Kararlı Eylem
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan vahim şiddet olaylarına tepki göstermek amacıyla bir araya gelen kitle, iki gün boyunca Milli Eğitim Parkı’nda ses yükseltti. Eyleme destek veren siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları, eğitimde şiddetin bireysel değil, yönetimsel bir sorun olduğu noktasında birleşti.
"Şiddet Artık Münferit Değil, Sistematik Bir Sorun"
Grup adına açıklamayı yapan Ozan Öztürk, okulların artık güvenli alanlar olmaktan çıktığını vurgulayarak, yaşananların bir "sistem çöküşü" olduğunu ifade etti. Öztürk, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
Basın Açıklamasının Tam Metni
"ŞANLIURFA VE KAHRAMANMARAŞ’TA OKULLARDAKİ ŞİDDETE KARŞI ÖFKE BÜYÜYOR! BU DÜZENİ KABUL ETMİYORUZ!"
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan şiddet olayları artık “tekil” ya da “anlık” vakalar olarak geçiştirilemez. Bu yaşananlar, yıllardır ihmal edilen, bilinçli biçimde görmezden gelinen ve çözüm üretilmeyen bir eğitim sisteminin çöküşünün açık sonucudur.
Bugün okullar; öğrencilerin kendini güvende hissettiği, öğretmenlerin saygı gördüğü kurumlar olmaktan uzaklaştırılmıştır. Eğitim emekçileri her gün tehdit, baskı ve şiddet riski altında görev yapmaktadır.
Soruyoruz:
Bu şiddet ortamını yaratan kimdir?
Öğretmeni itibarsızlaştıran, eğitimi piyasalaştıran, okulları denetimsiz ve güvencesiz bırakan politikaların sorumlusu kimdir?
Yıllardır eğitim sistemini siyasi müdahalelerle, günübirlik kararlarla ve bilim dışı yaklaşımlarla şekillendirenler; bugün ortaya çıkan tablonun başlıca sorumlusudur. Okulları yalnızlaştıran, rehberlik ve psikolojik destek mekanizmalarını yetersiz bırakan, güvenlik önlemlerini göstermelik düzeyde tutan bu anlayış, şiddetin büyümesine zemin hazırlamıştır.
Şiddet sadece fiziki saldırı değildir!
Şiddet; öğretmeni değersizleştiren söylemdir.
Şiddet; öğrenciyi yalnız bırakan düzendir.
Şiddet; eğitimde eşitsizliği derinleştiren politikalardır!
Bugün yaşanan her olayda “kınama” mesajları yayınlayanlar, yarın yeni bir şiddet haberi geldiğinde yine suskun kalmaktadır. Çünkü sorun, tek tek olaylar değil; bu olayları doğuran sistemin kendisidir!
Çözüm İçin Acil Talepler
Basın açıklamasında, eğitimde şiddetin sona ermesi için şu somut adımların derhal atılması istendi:
Güvenlik: Okullarda etkin ve kalıcı güvenlik önlemleri hayata geçirilmelidir.
Can Güvenliği: Eğitim emekçilerinin can güvenliği yasal güvence altına alınmalıdır.
Psikolojik Destek: Rehberlik ve psikolojik destek hizmetleri güçlendirilmelidir.
Bilimsel Eğitim: Eğitim politikaları bilimsel, laik ve kamusal bir anlayışla yeniden yapılandırılmalıdır.
"Susmayacağız, Korkmayacağız!"
15 ve 16 Nisan tarihlerindeki eylemler, oturma eylemiyle devam etti. Katılımcılar, mücadelenin sadece öğretmenlerin değil, toplumun geleceğini savunan herkesin mücadelesi olduğunu vurgulayarak şu sloganla eylemi sonlandırdı:
"Susmayacağız! Korkmayacağız! Alışmayacağız! ŞİDDETE KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE EDECEĞİZ, EĞİTİMİ VE GELECEĞİ SAVUNACAĞIZ!"
Yorumlar
Kalan Karakter: