Gökdemir, mevcut durum itibariyle sanayicisinden çiftçisine kadar herkesin yatırımlarına ve işlerine devam etmesi gerektiğinin önemine vurgu yapıyor. Gökdemir, bugün Türkiye’nin hedeflerine, ekonomisine, istikrarına göz dikenlere karşı fırsat verilmemesi gerektiğini belirtti.
“OPERASYONUN MALİYETİ BİR HAFTADA 40 MİLYAR TL’Yİ GEÇTİ”
Gökdemir, 17 Aralık operasyonun ekonomiye verdiği zararları şöyle özetliyor:“Halkbank üzerinden Türkiye’nin ekonomisini hedef alan ve ustaca gerçekleştirilen operasyonunun devlete, dolayısıyla millete bir hafta içerisindeki maliyeti 40 milyar TL’yi geçti.”
“ALIM GÜCÜ DEĞİŞECEK, FAİZ ORANLARI ARTACAKTIR”
Ekonomik manada vatandaşa bunun yansımaları eğer hükümet gerekli tedbirleri almazsa ve bu uluslararası operasyona, karşı bir operasyonla ekonomik tedbirler alınmazsa ki alınıyor, vatandaşın artık hayat standartları düşecektir. Alım gücü azalacak, faiz oranları artacaktır. Dolayısıyla faiz lobisi bu işten karlı çıkacaktır. Çünkü faizin olduğu yerde, belirli ve seçilmiş bir avuç zümre, sermayeyi bir şekilde elde eder. Ve bunlar haksız bir şekilde zenginliğine zenginlik katar. Gerçek milletin ve esnafın sırtına çıkmaya çalışır. Sonuç itibarı ile sokaktaki insanın hayat standartları düşecektir.
“OYUNA GELMEMELİYİZ”
Bu tür olaylar, ülke demokrasisine şu an için zarar veriyor. Ama uzun vadede faydasının olacağını düşünüyorum. Herkes neyi doğru, neyi yanlış yaptığını görmüş olacaktır. Üzüldüğüm nokta ise şu: Gezi operasyonunun arkasında, adeta senaryosu 1-2 yıl önce yazılan bir filmin olduğunu,
Türkiye’nin gelişmesini ve gerçek misyonuna dönmesini istemeyen güçlerin bu senaryoyu ortaya koyduğunu bütün halk biliyor artık. Ortak değerleri Türkiye’nin bütünlüğü ve kalkınması olan herkes tek vücut haline geldi. Ama 17 Aralık operasyonunun arkasında gerçekten dış güçlerin olduğunu, kardeşlerin arasında en ufak bir mesele çıktığında derhal devreye girip, konuyu farklı yerlere çekip Türkiye’ye zarar verdiğini biliyoruz. Bu dış güçlerin İsrail ile onun Amerika’daki lobisi olduğunu ve Suriye ile Rusya’nın da etkisinin bulunduğunu biliyoruz.
“EKONOMİK ANLAŞMALAR BAZI ÇEVRELERİ RAHATSIZ EDİYOR”
Türkiye’nin İran’la yaptığı doğalgaz anlaşmaları, Irak’la ve Kürt yönetimiyle yaptığı petrol anlaşmaları ve Orta Doğu’daki İslam ülkelerinin hamiliği bütün çevreleri ürkütüyor haliyle. Kardeşlerden örülü bir cemaati, bir meşrebi, asli amacı imana ve Kuran’a hizmet etmek olan insanları incitmemek, orta yolu bulup saygıda kusur etmemek gerekiyor. Bu fırtınalı dönemlerde başkalarının devreye gireceğini ve bu durumdan faydalanacağını herkesin bilmesi gerektiğini düşünüyorum. Zira, bu ülke hepimizin.
KERBELA ÖRNEĞİ VERDİ
Kerbela vakasına dikkat çekmek istiyorum. Bugün yaşadığımıza benzer bir şekilde ortamın kötüye gitmesi ve bunun kontrol alınamamasının, fitne fesat odaklarının işe karışmasıyla Peygamber Efendimizin mübarek torunlarının şahadetine sebep olduğunu biliyoruz. Bugün de karşımıza çıkabilecek Kerbela vakası versiyonlarına dikkat etmemiz gerekiyor. Kardeşin kardeşe düşmemesi; Türkiye’nin hedeflerine, ekonomisine, istikrarına göz dikenlere karşı fırsat vermememiz gerekiyor.
“YATIRIMA DEVAM ETMELİYİZ”
Bir işadamı ve sanayici olarak bu mevcut durumdan etkilenip yatırım yapmazsak tam da düşmanların, dış odakların oyununa geliriz. Siyasette bu tür şeyler olur ve siyaset makamı bunları çözer, varlık sebebi de budur. Türkiye’nin esnafı, çiftçisi, sanayicisi, işini aksatmadan yürütmeli ve eskisi gibi yola tam gaz devam etmelidir. Yatırımları ertelersek, duraksama yaparsak Türkiye düşmanlarının oyununa gelmiş oluruz. Uyanık olmamız ve yatırımlara devam etmemiz gerekiyor.