Korkmaz'ın kendi internet sitesinde yayınladığı ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran analizinde, Türkiye'nin iç ve dış dengelerini sarsan mülteci sorunu, bilimsel veriler ve çarpıcı istatistiklerle gözler önüne serildi.
Suriye'deki iç savaşın ilk döneminde insani gerekçelerle uygulanan açık kapı politikasının artık fiilen geçerliliğini yitirdiğini belirten Prof. Dr. Esfender Korkmaz, sığınmacıların ülkelerine dönmemesini sert bir dille eleştirdi.
Korkmaz, İçişleri Bakanlığı’nın 4 Mayıs 2026 tarihli güncel verilerine dikkat çekerek, Türkiye’de geçici koruma statüsünde bulunan Suriyeli sayısının 2 milyon 280 bin 542 olduğunu, buna karşın gönüllü geri dönüş yapan Suriyeli sayısının ise sadece 667 bin 565'te kaldığını aktardı. Afganistan ve diğer uyruklar da dahil edildiğinde ülkede toplam sayısının 3 milyon 615 bin 491’e ulaştığını belirten Korkmaz, bu sayıya dahil olmayan kayıt dışı kaçakların da büyük bir risk barındırdığını vurguladı.
Düzensiz göçle mücadele verilerine de değinen Korkmaz, yalnızca 2025 yılında güvenlik güçlerince yakalanan toplam 160 bin 253 düzensiz göçmenden 44 bin 157'sinin Afganistan, 22 bin 515'inin Suriye ve 93 bin 581'inin ise diğer uyruklardan oluştuğunu cümlelerine ekledi. Bu kontrolsüz nüfus akışının toplumsal güvenliğe yansımasını adli verilerle açıklayan Korkmaz, 2025 yılında ceza mahkemelerine gelen Suriyeli ve Afganlı sanık sayısının 223 bin 940 gibi korkunç bir seviyeye ulaştığını ve bu kişilerin bir kısmının cezai yaptırımla karşı karşıya kaldığının da altını çizdi.
Prof. Dr. Esfender Korkmaz, mülteci krizinin Türkiye'ye olan maliyetini sadece yerel değil uluslararası raporlarla da destekledi.
Dünya Bankası’nın Türkiye’deki sığınmacı nüfusuna yönelik yaptığı sosyo-ekonomik değerlendirmelere atıfta bulunan ünlü iktisatçı; sığınmacı yükünün halkın refahı, istihdam ve işsizlik, konut ve kira fiyatlarındaki fahiş artışlar, sınır güvenliğini tehdit eden kaçakçılık, eğitim ve sağlık hizmetlerindeki kapasite aşımı, tırmanan sosyal gerilimler ile Avrupa Birliği topluluk ilişkilerinde yaşanan büyük sorunlar olmak üzere tam 8 ana alanda krize yol açtığını ifade etti.
Türk halkının partiler üstü bir şekilde sığınmacıların gönderilmesini istediğini farklı araştırma şirketlerinin verileriyle ortaya koyan Korkmaz, Türk kamuoyunun yüzde 89’unun net bir şekilde geri gönderilme talep ettiğini hatırlattı.
Benzer şekilde 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü’nün düzenlediği anket verilerinde halkın yüzde 89,4’ünün "kesinlikle evet, dönmeliler" fikrini desteklediğini, "kesinlikle hayır, dönmemeliler" diyenlerin oranının ise yüzde 1,9’da kaldığını yazdı. Metropoll Araştırma şirketinin anketinde de Türk seçmeninin yüzde 82’sinin sığınmacıların ülkelerine dönmesinden yana görüş bildirdiğini aktaran Korkmaz, bu oranının iktidar partisi tabanında bile yüzde 85 gibi ezici bir çoğunluğa ulaştığını vurguladı.
Kendi halkı işsizlik ve yoksullukla boğuşurken 4 milyona yakın sığınmacıyı barındırmanın hiçbir ekonomik mantığı olmadığını belirten Prof. Dr. Esfender Korkmaz, "Önceki seçimlerde Suriye’de iç harp vardı ve mültecileri tutmanın iktidar açısından bir gerekçesi bulunuyordu. Ancak artık Suriye’de iç savaş bitti ve buna rağmen Suriyeliler gönderilmedi. Halkın bu büyük tepkisi, siyasi iktidarın bu ısrarcı tutumu karşısında bu defa kesin olarak sandığa yansıyacaktır" ifadelerine yer verdi.
Yorumlar
Kalan Karakter: