1977 yılından beri tezgahının başından ayrılmayan emektar usta Zeki Ustaoğlu, yarım asırlık meslek aşkını muhabirimiz Ömer Turan’a anlattı. Ustaoğlu’nun dilinde tatlı bir nostalji, yüreğinde ise "son usta olma" kaygısı vardı.
ELEKTRİK TAMİRİNDEN KİLİT ŞİFRELERİNE BİR ÖMRÜN ÖZETİ
Zeki Ustaoğlu’nun esnaflık serüveni, teknolojinin henüz siyah-beyaz olduğu yıllarda, elektrik ve elektronik eşya tamiriyle başladı. Radyoların, ilk televizyonların ve lambalı cihazların dilinden anlayan Ustaoğlu, zamanla merakının peşinden giderek çilingirlik zanaatına da gönül verdi.
Bugün 77 yaşında olan emektar usta, Göle’de tam 50 yıldır hem bozulan cihazlara hayat veriyor hem de açılmayan kapıların anahtarı oluyor. Dükkânında demlenen tavşankanı çay eşliğinde eski günleri yâd eden usta, "Bizim zamanımızda bir altın bilezik yetmezdi, kolumuza iki meslek takardık" diyerek o dönemin disiplinini özetliyor.
"BENDEN SONRA BU IŞIK SÖNECEK DİYE KORKUYORUM"
Sohbet koyulaştıkça, Zeki Usta’nın yüzündeki tebessüm yerini derin bir keder bıraktı. Zanaatın en büyük yarası olan "çırak bulamama" sorunu, Göle’nin bu emektar dükkânında da yankılanıyor. Gençlerin el emeği gerektiren işlerden uzaklaşmasından dert yanan Ustaoğlu, “Ben 77 yaşındayım ama hâlâ çalışıyorum. En çok neye üzülüyorum biliyor musunuz? Benden sonra bu işi devam ettirecek, dükkânın ışığını yakacak tek bir usta bile yetişmiyor. Meslek ölmesin, bu ekmek kapıları kapanmasın istiyorum" dedi.
DEVLET BÜYÜKLERİNE ÇAĞRI: "MAAŞ DEĞİL, USTA ÖĞRETİCİLİK İSTİYORUM"
Zeki Ustaoğlu, sadece şikâyet etmekle kalmıyor, çözüm önerisini de masaya koyuyor. Halk Eğitim merkezleri aracılığıyla açılacak çıraklık kurslarının hayati önem taşıdığını belirten usta, "Eğer devletimiz bu mesleklere yönelik kurslar açarsa, ben seve seve gençlerin başına geçerim. Ücret istemem, yeter ki bu zanaatı onlara öğreteyim. Gençlerimiz boş gezmesin. Çilingirlik ve elektrik tamirciliği hiçbir zaman ölmeyecek, her daim ekmek yedirecek işlerdir" ifadelerini kullandı.
BİR DEVRİN SON TEMSİLCİSİ
Zeki Ustaoğlu, elindeki anahtarı son kez tezgâha bırakırken aslında tüm şehre sesleniyor. Göle’nin bu sessiz kahramanı, sadece kapıları açmak için değil, bir mesleği geleceğe taşımak için de bir anahtar arıyor. Bakalım bu sese kulak verecek, zanaatın kapısını aralayacak bir genç çıkacak mı?
Yorumlar
Kalan Karakter: