Ardahan ve ilçelerinde yaşanan şap hastalığı nedeniyle büyükbaş hayvan üreticilerin sesini yetkililere duyurmak için yoğun bir çaba sarf eden ADSYB adayı Demirbaş, bu yıl ki buğday üretiminde rekolte kaybı yaşandığını belirterek, hükümeti çiftçiye destek olmaya çağırdı.
Ardahanlı çiftçilerin, şap hastalığından sonra buğdaydaki verim düşüklüğü nedeniyle zor durumda olduğunu vurgulayan Demirbaş, tritikale ve kavılca buğdayında yüzde elliye varan bir rekolte düşüklüğü olduğunu söyledi. Konu hakkında muhabirimize değerlendirmelerde bulunan Demirbaş, önümüzdeki ay yapılması planlanan Damızlık Birliği seçim çalışmaları hakkında da bilgi verdi.
Demirbaş, “Bölgemizde buğday hasadı başladı. Ardahan ağzıyla söylemek gerekirse tarlaların biçin zamanı geldi. Bende köyümde ektiğim tritikale ve kavılca buğdayını biçmeye başladım. Tüm çiftçilerimize bol ve bereketli bir hasat diliyorum. Ne yazık bu sene olumsuz hava koşulları nedeniyle ürünlerimizde yüzde 40-50’ye varan bir rekolte kaybı ile karşı-karşıyayız. Şap hastalığı üzerine birde ekinlerdeki bu verim düşüklüğü çiftçilerimizi olumsuz etkilemiştir. Buğdayda büyük kayıp var. Bu durum, ekili tüm alanlarda aynı görülüyor. Bir kilogram buğdayın üretim maliyeti bu yıl yaklaşık 15-16 TL arasında. Tarım Bakanlığı’nın bu konuda derhal harekete geçmesi gerekiyor. Buğday üreticilerinin zararını karşılayacak destek paketleri bir an önce açıklanmalıdır” şeklinde konuştu.
Ardahan Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği seçim çalışmaları hakkında da bilgi veren Demirbaş, “Bölgemiz tarım ve hayvancılık bölgesi, dolayısıyla insanlarımızın tek geçim kaynağı olan hayvancılık sektörü bu yıl şap hastalığı nedeniyle büyük kayıp yaşadı. Çiftçimizin yaşadığı bu mağduriyeti yetkililere duyurmak için elimizden geleni yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Her platformda Ardahanlı üreticilerimizin sesini yüksek sesle dile getiriyoruz. Mevcut ADSYB yönetimi ise süreci siyasi kaygılar nedeniyle sessiz kalarak geçiştirmeye çalışıyor. Bu süreç sessiz kalarak geçiştirilecek bir süreç değildir. Şimdiye kadar görülmemiş bir salgın yaşandı ve büyük kayıplara yol açtı. Çiftçinin ahırındaki 3 inekten biri ölmüşse buna kimse sessiz kalamaz. Mevcut yönetimin çiftçilerimizin ölen hayvanlarının devlet tarafından karşılanması istediğini duyan oldu mu? Ya da çiftçinin banka borçlarının ertelenmesini istediler mi? Bu yüzden her zaman söylediğim köylünün başına köylü gelecek sözü tamda bunu ifade ediyor. Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz derler. Bunların hiçbir yerde ne izi var nede yüzü. Çiftçimiz bunu çok iyi biliyor. Onları işgal ettikleri koltuklardan söküp atacağız. Birliğimizi tüm çiftçilerimizle birlikte ortak akılla yöneteceğiz” ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Kalan Karakter: