Reklam
Ercan Şirin: Çıldır Gölü kan ağlıyor, Kura Nehri can...

Ercan Şirin: Çıldır Gölü kan ağlıyor, Kura Nehri can çekişiyor

Ardahan İli Kür Vadisi Akarsu ve Gölleri Koruma Derneği Kurucu üyesi olan aynı zamanda Çıldır'da 1984-2004 yılları arasında 4 dönem Belediye Başkanlığı görevini yürüten Ercan Şirin, Doğu Anadolu bölgesinin ikinci büyük gölü Çıldır Gölü'nün doğallığını ortadan kaldıran olumsuzluklar hakkında gazetemize özel açıklamalarda bulundu.

16 Kasım 2017 - 17:42 - Güncelleme: 16 Kasım 2017 - 18:29
Reklam

1969-1975 yılları arasında Çıldır Gölü üzerinde yapılan hidroelektrik santrallerinin inşa edilirken rasat çalışmasının eksik yapılamasında dolayı barajda bulunan 3 tribünden sadece bir tanesinin elektrik ürettiğini bu nedenle elektrik üretilirken su seviyesinin düşmesi nedeniyle aynı santrale akarsular bağlanarak yeterli verimin sağlamaya çalışıldığını aktaran Çıldır Eski Belediye Başkanı Ercan Şirin, yapılan bu yanlış yüzünden göldeki su seviyesinin düştüğünü ifade etti.

Çıldır Gölü'nde su seviyesinin düştüğünü 2 hidroelektrik santraline hizmet veren Göl suyunun akarsular ile beslendiğine değinen Şirin, o zaman yapılan yanlışın halen daha devam ettiğini belirtti.

İSRAİL, ÇILDIR GÖLÜ'NÜ DE KURUTTU 

Çıldır Gölü'nün balık popülasyonu hakkında bilgiler aktaran Şirin, gölde 11 adet balık çeşidinin bulunduğunu, bu türlerin göle 10 yıl önce atılan İsrail Sazanları dolayısıyla yok olma tehdidiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. 

Çıldır gölüne İsrail sazanları atılırken gölün fizibilite çalışması yapılmadan doğal dengesinin korunması gözetilmeden atıldığını ifade eden Başkan Şirin, “15 yıl önce göle İsrail Sazanı ile tatlı su kereviti Tarım İl Müdürlüğü tarafından bırakılmış. Ancak göle atılan bu balıklardan İsrail sazanı bizim sarı sazanlarımızın yumurtalarını ve yavrularını yiyerek besleniyor. Tatlı su kereviti dediğimiz Istakoz çeşidi ise tamamen yavru balıklarıyla besleniyor. Bu durumdan dolayı göle ait olan 11 çeşit balık türlerinde azalma gelirken ne olduğu belli olmayan bu iki tür daha baskın geliyor" dedi.

HESAP SORULMALIDIR

Bu duruma sebep olanlardan hesap sorulması gerektiğine işaret eden Şirin, "Bunun önüne geçilmesi için 2 yıl balık avlanmamalı. Özellikle tatlı su kereviti et ile beslenen bir balık türü. Çıldır Gölü'ne bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde kim ya da kimler tarafından bu tür baskın balık çeşidinin diğer türlerinin yavrularıyla besleniyor. Dolayısıyla bu tür balık daha çok baskın geliyor ve şuan gölde balık bulmak zor. Oltayı atınca sarı sazanlarımız artık gelmiyor. Çıldır Gölü'ne bu balığı atanlardan hesap sorulmalıdır. İsrail sazanı yüzünden gölün doğal popülasyon dengesi bozuldu. Istakoz etle beslenen bir balık çeşidi olduğu için balık yavrularını yiyip yerli balığımızın neslini yok ediyor” şeklinde konuştu.

KİMYASAL GÜBRELERE DİKKAT ÇEKTİ 

Bölgede yapılan tarımda, kimyasal gübre kullanıldığına dikkat çeken Şirin, bu durumun Çıldır Gölü'ne büyük zarar verdiğine işaret etti. 

Başkan Şirin, "Yağan yağmur kar suyu ve taşkınların sonucunda oluşan sel suları kimyasal gübreleri beraberinde alıp Çıldır Gölüne sürüklüyor. Bu kimyasal gübreler göldeki canlıların kaynağı olan bitkilere ve yosunlarda doping etkisi meydana getiriyor. Bunlarla beslenen canlı türlerinin zehirlenmesine neden oluyor. Bu da göldeki balık sayısının düşmesine sebebiyet veriyor. Bunun için Çıldır Gölü yeniden devlet eliyle koruma altına alınmalı. Bölgede kimyasal gübrelerin kullanılması yasaklanmalıdır. Ve doğal gübre kullanımına acilen geçilmelidir. Kimyasal gübreyi devlet yasaklamalıdır“ dedi.

FESTİVALLERİN AMACI GÖLÜ KORUMAK OLMALI

4 dönem Çıldır'da Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğünü aktaran Ercan Şirin, "Festivalleri başlatmamızın amacı Çıldır Gölü'nü doğayı ve bölgeyi koruma hedefiyle yola çıkmıştık. Ama ne yazık ki geldiğimiz noktada festivaller amacından çıkmış olup vatandaşların piknik ve çöp yığını oluşturma etkinliğine dönüşmüştür. Özellikle yerel idareciler konuya çok büyük hassasiyet gözetmelidirler. Bir taraftan yatırımlar yapılırken diğer yandan doğanın dengesi korunmalı, yeni doğa katliamlarının önüne geçilmelidir.

KARS LOBİSİ ÇILDIR'A SAHİP ÇIKIYOR

Bu göl Karadeniz'de olsa, bölge turizm patlaması yapardı. Bu göl Akdeniz'de olsa özel statüye alınıp daha çok yatırım gelmesi için çaba gösterilirdi. Bölgemizde Kars lobisi etkin bir şekilde üzerimizde kılıçlarını sallarken, göl üzerinde söz sahibi olmak için her türlü mücadeleyi sürdürüyorlar.

Ardahan’ın il olmasında bir araya gelen 92 ruhu hareketi yeniden el birliği yaparak sınırlarımız içerisinde bulunan kazanımları korumalı, kollamalı ve sahip çıkmalılar. Karslıların Çıldır Gölü'nü bünyelerine katma girişimlerine izin vermemeliyiz. 2 Sınır Kapısı olan Ardahan’da in-cin top oynarken sınır merkezi ticareti kurulmazken ticarette bir hareketlilik yaşanmazken Kars lobisi geçmişte Arpaçay üzerinden Çıldır'ın bağrından kopardığı 9 köyü de kendisine geçiş güzergahı yapmış " diye konuştu.

"Ardahan'ın kanaat önderlerine sesleniyorum" diyen Şirin şunları söyledi: “Ardahan ve ilçeleri için yeniden stratejik plan hazırlanmalı. Mevcut sorunlara kalıcı çözümler üretilmeli ve olağanüstü bir seferberlik başlatılmalıdır. Ardahan sadece Ankara'da yönetilmemelidir. Ardahan şehri yerel dinamikleriyle sorunların tartışıldığı daha fazla sonuçların alınabileceği ve bu kararların uygulanabileceği ortak bir akılla, şehrin kanaat önderlerinin ortak taleplerine göre yönetilmelidir. Çünkü Cumhuriyet ilk önce Ardahan'da kuruldu. Ardahan, Posof, Çıldır ve Göle'nin tarihine iyi bakmamız lazım.”

BİRİLERİ PARA KAZANACAK DİYE KATLİAM YAPILIYOR

Eski Başkan Ercan Şirin, 'son yıllarda birileri para kazansın' diye doğa katliamı yapılarak baraj üzerine baraj projesini hayata geçirdiklerine vurgu yaparak, "Bu barajlar yüzünden bölge ilkbaharda yağış alıyor, yaz ortalarında da kuraklık baş gösteriyor.

BARAJLAR BÖLGEYE ZARAR VERDİ

Barajlar yüzünden karasal suların baş gösterdiği yakıcı ayaz nedeniyle kışın Ardahan yaşanılmaz Sibirya soğuklarının etkisine dönüşüyor. Bir taraftan doğa katliamı yapılıyor diğer taraftan kuraklık yaşanıyor. Ortaya çıkan ayazla birlikte tarım ve hayvancılık yok olurken ciddi göç baş gösteriyor. Köroğlu ve Kotanlı barajlarının bölgeye hiçbir faydası olmadığı gibi iklimsel olarak olumsuz etkiledi bizi. Bu barajlar yüzünden Kura Vadisi yok edildi. Doğa katliamı yapıldı. Nehrin doğal dengesi bozuldu" açıklamasında bulundu.

KURA NEHRİ'NİN ÖNÜ KESİLEMEZ

Kura Nehri üzerinde yapılacak olan Beşikkaya Baraj projesi tarım sulaması için projelendirilmiştir. Ancak, Kura Nehri suyunun önü yükseltilerek yapılacak iki tünelle Çoruh’a akıtılmasına karışıyız. Karadeniz lobisi tarafından Göle dağlarından doğup gelen akarsuların birleşmesiyle ortaya çıkan Kura Nehri üzerine inşa edilecek tüneller uluslararası su sözleşmesine aykırı bir şekilde yönü çevrilmesi ve Çoruh Nehrine akıtılmasına karşıyız. Bu bir ihanet projesidir.  Bu proje Ardahan'ı bypass etmektir. Kura Nehrinin suyu Çoruh'a akıtılırsa bölgede tarım ve hayvancılık yok olacak. Ardahan'ın simgesi Kura Nehri'ni kendi elimizle kurutup yok edeceğiz. Ardahanlı yöneticiler bir araya gelip bu yıkım projesini durdurmalı ve kamuoyu oluşturmalıdır. 2 tane Milletvekilimiz var. Bunlar bu konularla ilgili hiçbir araya geldiler mi? Şehrin menfaatlerini ön planda tutarak tartıştılar mı? Kura Nehri üzerinde oynanan oyunlara baktılar mı” diyerek sert tepkilerini dile getirdi.

AKÇAKALE ADASI'NDA FESTİVAL YAPILMAMALI 

Eski Belediye Başkanı Ercan Şirin her yıl Akçakale adasından gerçekleştirilen Çıldır Göl festivalinin Akçakale adasında yapılmaması gerektiğini, festivalin Çıldır Göl kenarında yer alan üniversiteye ait tesislerin yanında yapılmasının daha uygun olacağını kaydetti.

ACİL ÖNEML ALINMALI

Akçakale Adasında yapılan festivalin sit alanı olan adaya zarar verdiğini, festivale gelen insanların arkalarında çöp yığını bıraktıkları, göle çöp atıldığını, gölün kirletildiğini dile getiren Şirin, “Akçakale Ada Şehri, 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu gereğince “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı” olarak tescil edilen Kurt Kalesi, Çıldır Gölü, Kuş Adası ile beraber 13 Şubat 1986’da “arkeolojik ve doğal sit alanı” ilan edildi.

Bu karar Ada Şehri’nin yapılarının köylüler tarafından yağmalanmasına engel oldu, fakat definecilerden kurtarmadı. Ada Şehri, özellikle son yıllarda olmak üzere yoğun bir defineci tahribine maruz kaldı. Bunu Ada Şehri’nin çeşitli yerlerinden görmek mümkün. Bunun yanında en büyük sorun ise her yıl düzenli olarak yaz aylarında yapılan Çıldır Göl Festivali’nin adaya verdiği zarar.

Festival’e 8-9 bin kişinin üzerinde katılım oluyor ve tarihi adadaki kale ile bitki örtüsü tahribata uğruyor. Festivale katılanların çevreye rastgele saçtıkları atıklar, arkeolojik kazı çalışmalarının yapıldığı 10 bin yıllık tarihe sahip adayı çöplüğe yığınına çeviriyor. Festivale katılanların tuvalet ihtiyaçlarını giderilmesi için ise Çıldır Belediyesi, kepçeler ile adanın birçok yerinde çukurlar açıyor ve bu da adaya büyük zarar veriyor.

Festivale katılan binlerce kişinin gelişi güzel çevreye attıkları atık ve çöpler, 10 bin yıllık tarihi adayı çöplüğe yığınına çeviriyor. Bunun için festival burada yapılmamalı. Festival için en uygun alan Ardahan Üniversitesi tesislerinin bulunduğu mevki olan eski antik yerleşim yerini andıran alanda yapılmalıdır" şeklinde konuştu.

Bu haber 2737 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Demir, Fidan ve Aydemir İmamoğlu'na oy topluyor
Demir, Fidan ve Aydemir İmamoğlu'na oy topluyor
Havaalanı zorunlu
Havaalanı zorunlu